Yangın dolabını karıştırdığınızda, belki de bir balkabağının piyango kazanıp dans etmeye başlamasına neden olursunuz! Ya da içindeki hortumdan çıkan rengarenk balonlar, yangın yerine bir sirk kurabilir. Unutmayın, yangın dolabı her zaman ciddiye alınmaz; bazen en beklenmedik şeyler orada saklı olabilir. Peki, sizce ne olur? Aniden çıkan palyaçolar mı, yoksa patlayan balonlar mı? Gelin, bu absürt serüvene birlikte dalalım!
Varvaradan var getiren, karlı dağlardan kar toplayan ve sağlanmamış çiçekten çalkalanmamış yağ getiren bu bilmece, zihinlerimizi bir bulmacaya dönüştürüyor. Kim bilir, belki de cevabı uzaya fırlatmayı gerektiren bir şeydir! Düşünmeye başladıkça, gerçeklik algımızı kaybetmeye hazır...
Bir bilmece düşünün; uzadıkça kısalan, sanki evrende kaybolmuş bir sır gibi. Herkes bir şekilde bunun peşine düşüyor ama akıl sır erdiremiyor. Belki de bu şey, uzaktan hayal ettiğimiz bir rüya gibi; ne kadar yaklaşırsak o...
Bir şehir düşünün, o kadar çok 'u' var ki, aklımızdan geçen her kelime bu harfi telaffuz etmek zorunda! Acaba burası Türkiye’nin en çok ‘u’ harfi taşıyan şehri mi? Kim bilir, belki de bu şehirde herkes...
Yazın hangi ile gidilir? Sıcak güneş, deniz keyfi derken aklınıza gelmeyen bir yer ismi var. Belki de bu il, kaybolmuş çorapların saklandığı gizemli bir dünya! Ya da yaz mevsiminde soğuk su içilirken aklınıza gelen absürt...
Bir zamanlar, yerde havada ve her yerde dolaşan tuhaf bir şey vardı. Günün birinde, bir tavuk buna nerede olduğunu sordu. Cevap ise, ‘Etrafında dönen bir çamaşır ipinde’ oldu! Bir kedi mi, yoksa mutfaktaki bir oyuncak...
Bir kalem düşünün, yere düşmüyor! Acaba bu kalem nasıl bir sihire sahip? Belki de yer çekimiyle dalga geçiyor ya da uzaydan gelmiş bir yazma aracı. Yoksa bu kalem, yere düşmemesi için sabah kahvesini mi içiyor?...