Bir gün Karınca Adam yürüyüş yaparken koluna düşen bir cisim, onun için tam bir kabusa dönüşür. Hayal edin, eğer bu cisim bir karınca mıydı, yoksa bir uzaylı mı? Düşse düşse kollarından birisi uzaylı koluna bağlanacak, ve belki de bütün evrenin en çılgın partisi burada başlayacak! Herkes merak içinde, acaba bu olay sonrası Karınca Adam’ın şarkı söyleme yeteneği mi artacak, yoksa dans etmeye mi başlayacak? Absürt bir merak içindeyiz!
Küçük kaplumbağamız, rengarenk dünya üzerinde tatile çıkma hayalleri kurar ama bir türlü yola çıkamaz. Neden mi? Çünkü plajda güneşlenmeyi beklerken, sürekli bir iş yerinden gelen toplantı davetleri vardır! Bir de ne yazık ki, otobüsler ona...
Bir gün, kadın mahkemeden yükselen çatal bıçak sesleriyle irkildi. Acaba adalet sisteminde yemek mi veriliyor? Yoksa avukatlar savunmalarını dilimlemek için mi kullanıyor? Herkes ceza yerine akşam yemeğine gitmiş de olabilir mi? Adamlar, iddiaları fırında pişirip...
İngilizler, kıllarına neden farklı bir isim veriyorlar? Belki de özel bir sırları var! Kıllar, kim bilir belki de birer aristokrat! Düşünsene, sabahları çay içerken, kılını çay bardağında gören bir İngiliz, "Ah, benim kıymetli kılım!" diyordur....
Karıncaların antenleri, gizli bir iletişim ağı kurarak toplumsal deneyler yapmak için kullanılmaktadır! Bu küçük yaratıklar, antenleriyle dünya dışı sinyalleri yakalıyor ve uzaylılara yemek siparişi veriyorlar. Yani, buraya kadar her şey sıradan gibi görünse de, belki...
Karıncayı bir düşünün; minik, sevimli ve sürekli bir koşturmaca içinde. Ama durun bir dakika! Antenleriyle ne yapıyor? Belki de gizli bir iletişim ağına katılıyorlar, ya da çikolata tadımı için karmaşık bir test sürüşü yapıyorlardır! Kim...
Bir kertenkele işini yapmazsa, tüm evler kütüphane olur! Düşünün, duvarların üzerindeki kitaplar yerdeki kayalara oturup, kurbağaların tiyatro oynadığı bir sahneye dönüşür. Çok geçmeden, fareler edebiyat dergileri çıkarır ve kediler de bu dergileri eleştirmeye başlar. Sonuç...