Bir fil düşünün, ama bu filin gölgesinde bile kardeşleri var. Peki, bu tuhaf kardeşler kim? Onlar, asla hayal edemeyeceğiniz kadar ilginç ve absürt! Belki de birer balina, belki de birer kaplumbağa! Düşünsenize, bir filin hızıyla kaplumbağanın yavaşlığı bir araya gelip müthiş bir macera yaratıyor. Ya da bir balinanın havada dans ettiğini hayal edin! Şimdi, bu durumun komik yanlarını sorgularken gülümsemeyi unutmayın!
Düşünün ki, bir fil bilgisayarın karşısında duruyor. Parmaklarıyla klavyeye dokunurken, arka planda yüksek sesle zırıldayan bir müzik çalıyor. Ama bu filin gözleri neden bu kadar korkuyla dolu? Acaba ekranın ışıklarından mı, yoksa farelerin tuhaf danslarından...
Bir fil düşün, karısına çiçek almak istiyor ama kafasında bir dünya soru var! Acaba orkide mi, yoksa papatya mı? Yoksa gül mü? Fakat hayır, bu filin aklında hiçbiri yok! Aklına gelen tek şey, su altı...
Bir gün çok sıradan bir eşya, et ile buluştu. Ama bu et öyle sıradan bir et değil, taşıyıcı bir et! İnsanlar bunun ne anlama geldiğini düşündü durdu. Acaba bu eşya, elbise mi, eşya mı yoksa...
Biliyor musun, filin sırtının düz olmamasının ardında yatan bir sır var! Aslında, filin üzerinde sürekli denge kursu yapması gerekiyor! Hayvanlar aleminin en iyi akrobatı unvanını kapabilmek için her gün yoga yapıyorlar. Düz bir sırt, onu...
Fillerin bilgisayar kullanamaması, bilimin en büyük sırlarından biri! Düşünsenize, dev bir hayvan klavyeye nasıl ulaşacak? Peki ya fareyi nasıl tutacak? Uzun trunklarıyla tıkladıklarında ne olur? Bilgisayar ekranında yüzen balıkları yakalamaya çalıştıklarında, yanlışlıkla geldiği yerden çıkmaya...
Bir zamanlar ormanda, filler çiçek bahçesinde vakit geçiriyormuş. Her biri en sevdikleri çiçeği arıyormuş. Ama hiçbiri normal bir çiçek istemiyormuş. Peki, fillerin renkli ve devasa yapraklardan değil, hangi absürt çiçekten hoşlandığını düşündün mü? Sence bu...