Elma, bıçağa bakarak bir şeyler söylemeye karar verdi. Sonuçta, bıçak her zaman elmaların en yakın dostuydu! Ama acaba saydığı dost sayısı gerçekten doğru muydu? Elma, neden bıçağın her zaman keskin olduğunu düşündü? Belki de bıçak, elmanın sırlarını herkesle paylaşmak istemiyordu. Bu tuhaf diyalogun ardında yatan komik gerçeği keşfetmek için hazır mısınız? Unutmayın, elmaların da kendi sırları vardır!
Haydi düşün! Cebinde delik olan biri nasıl olur da elinde bir şey bulundurabilir? Absürt bir durumun tam ortasında, aklını kurcalayan bu bilmece zihinleri zorlamaya devam ediyor. Belki de cebinde sadece hayal gücünden ibaret bir delik...
Ela, pazara giderken neden merdiven taşıdı dersiniz? Belki de yükseklik korkusunu yenmek için kendine bir destek arıyordu! Ya da pazardaki meyveleri yukarıdan seçmek için avantaja ihtiyacı vardı. Bir başka ihtimal de, pazarda en yüksek fiyatlı...
Efe sizi sordu, hangi Efe? Belki de belalı bir Efe! Ama kim bilir, belki de akşam çayı içen bir Efe! Ya da belki de gökyüzünde uçan bir Efe, uzaylılardan gelen bir mesaj bekliyordur. Efe’nin hangi...
Elma niye diskoya gider? Belki de dans etmeyi çok seviyor! Ya da dans pistinde diğer meyvelerle buluşmak için sabırsızlanıyor. Ama kim bilir, belki de sadece taze sıkılmış meyve suyu kokusunu özledi! Her durumda, elmanın disko...
Bazen hayatın acımasızlığı içinde sormak lazım: En acı hangisidir? Bir soğan mı yoksa bir limon mu? Yoksa az pişmiş bir börek mi? Düşünmeden geçemeyeceğiniz bu soru, aklınızı karıştıracak bir absürtlükte! Belki de cevap, hiç düşünmediğiniz...
Bir şehir düşünün, her köşede bitler var! Trafikte bile dans ediyorlar. Fırtına gibi esip geçiyorlar. Taksici bile sırf bitlerin yanında oturmak için yolu değiştiriyor! Yerel halk, onlara hava atmak için bitelere isimler vermiş. Alışveriş merkezinde...